Decorative palm
1 × $244.00
Decorative palm
1 × $244.00
Son Haberler

Neden Dolgu Uygulamalarından Bu Kadar Korkuyoruz?

Anasayfa
  • Blog
  • Neden Dolgu Uygulamalarından Bu Kadar Korkuyoruz?
  • Neden Dolgu Uygulamalarından Bu Kadar Korkuyoruz?

    “Ben dolgu yaptırmaktan çok korkuyorum.” Estetik dermatoloji pratiğinde bu cümleyi oldukça sık duyuyorum. Çoğu zaman hastanın korkusu iğnenin kendisinden değil. Asıl endişe başka:

    “Ya yüzüm değişirse?”

    “Ya doğal görünmezsem?”

    “Ya fazla dolgu yapılırsa?”

    “Ya bir daha geri dönüşü olmazsa?”

    Dolgu uygulamaları konusunda duyulan korkunun önemli nedeni, çevremizde gördüğümüz aşırı veya doğal olmayan sonuçlardır. Bu sonuçlar zihnimizde “dolgu” ile özdeşleşir.

    Oysa dolgu uygulaması tek tip bir işlem değildir. Sonucu belirleyen, hangi ürünün ne kadar ve nereye uygulandığıdır. Hekimin yüz anatomisine yaklaşımı da sonucu etkiler.

    Dolgu Uygulamaları Gerçekten Yüzü Şişirir mi?

    Dolgu denildiğinde birçok kişinin aklına aşırı hacimli yanaklar veya yüz hatlarının belirgin şekilde değiştiği görüntüler geliyor. Ancak dolgu uygulamasının amacı her zaman yüze hacim eklemek değildir.

    Yaşla birlikte yüzün bazı bölgelerinde hacim ve yapısal destek kaybı meydana gelebilir. Bu kayıplar yüzün oranlarını ve konturlarını değiştirebilir.

    Uygun hastada dolgu, doğru anatomik bölgelere ve yeterli miktarda uygulanmalıdır. Böylece yüzü olduğundan daha şiş göstermek yerine yüz konturlarını desteklemeye ve daha dengeli görünüm oluşturmaya yardımcı olur. Bu nedenle “dolgu yaptırmak” ile “yüzü doldurmak” aynı şey değildir.

    Doğal Görünmek İstiyorum Diyen Hastaya Dolgu Yapılabilir mi?

    Neden Dolgu Uygulamalarından Bu Kadar Korkuyoruz?

    Evet. Hatta doğal görünüm isteyen hastalarda planlamanın daha dikkatli yapılması gerektiğini düşünüyorum. Benim için iyi bir estetik uygulamanın en önemli kriterlerinden biri doğallıktır. Hastanın işlem sonrasında hâlâ kendisi gibi görünmesi önemlidir.

    Yüzün karakteristik özelliklerini değiştirmeden, yaşla birlikte oluşan bazı kayıpları desteklemek mümkündür. Bazen çok küçük miktarlarda yapılan bir uygulama, yüzün genel görünümünde beklenenden daha büyük bir fark yaratabilir. Burada önemli olan “ne kadar çok, o kadar iyi” yaklaşımından uzak durmaktır.

    Bir Kez Yaptırırsam Sürekli Yaptırmak Zorunda mıyım?

    Bu da dolgu hakkında en sık duyduğum sorulardan biri. Dolgu yaptırmak, kişinin ömür boyu dolgu yaptırmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

    Kullanılan ürünün özelliklerine ve uygulama bölgesine bağlı olarak kalıcılık değişebilir. Zaman içerisinde dolgunun etkisi azalabilir. Kişi isterse yeniden değerlendirme yapılabilir.

    Dolayısıyla dolgu işlemi bir “bağımlılık” oluşturduğu için değildir. Kişi elde edilen sonucu beğendiği ve devam etmek istediği için tekrarlanabilir.

    Dolgu Eriyince Yüzüm Daha Kötü Olur mu?

    Bu korkunun da altında aslında önemli bir soru var: “Dolgu yüzümü bozuyor ve ben bunu fark etmiyor muyum?”

    Uygun şekilde yapılan dolgu, zaman içerisinde etkisini kaybedebilir. Ancak bu durum kişinin yüzünü dolgu öncesinden daha kötü hale getirmek zorunda değildir.

    Ancak yaşlanma süreci dolgu yapılmış olsa da devam eder. Dolayısıyla yıllar içerisinde yüzde meydana gelen değişikliklerin tamamını dolguya bağlamak doğru değildir.

    Dolgu Uygulamasının Riskleri Var mı?

    Evet. Her tıbbi işlemde olduğu gibi bu işlemin de riskleri vardır. Dolgu sonrası geçici kızarıklık, şişlik, morarma, hassasiyet ve asimetri gibi durumlar görülebilir.

    Bunun yanında dolgu işlemlerinin nadir fakat ciddi komplikasyonları da olabilir. Özellikle damar içerisine istenmeden ürün verilmesi ciddi sonuçlara yol açabilir. Damarsal yapıların etkilenmesi de benzer sonuçlara neden olabilir.

    Bu nedenle dolgu uygulamasının anatomi bilgisi olan bir hekim tarafından yapılması büyük önem taşır. Hekimin komplikasyonları tanıyabilmesi ve gerektiğinde müdahale edebilmesi de gerekir. Bu konu, “dolgu güvenli mi?” sorusunun en önemli bölümüdür.

    Bence Hastaların En Büyük Korkusu Aslında ne?

    Ben hastalarla konuştuğumda çoğu zaman şunu fark ediyorum. Hastalar dolgunun kendisinden çok, kontrolü kaybetmekten korkuyor.

    “Ya fazla yapılırsa?”

    “Ya yüzüm değişirse?”

    “Ya doktor beni dinlemezse?”

    Bu nedenle dolgu işlemi öncesi iletişimi, uygulamanın kendisi kadar önemli buluyorum. Hastanın ne istediğini ve ne istemediğini anlamak gerekiyor. Ayrıca gerçekçi olarak nelerin yapılabileceğini anlatmak da önemlidir.

    Her Yüzde Dolgu Gerekli midir?

    Neden Dolgu Uygulamalarından Bu Kadar Korkuyoruz?

    Hayır. Bu benim özellikle vurgulamak istediğim bir nokta. Bir hasta kliniğe geldiğinde benim ilk sorum “Hangi bölgeye dolgu yapalım?” değil.

    Önce yüzü değerlendiriyorum.

    Cilt kalitesi nasıl?

    Hacim kaybı var mı?

    Yüz konturlarında değişiklik olmuş mu?

    Ciltte gevşeme ne düzeyde?

    Hastanın asıl şikâyeti nedir?

    Bazen cevap dolgu oluyor. Bazen farklı bir enerji bazlı tedavi. Bazen biyostimülan uygulama. Bazen kombine bir yaklaşım. Ve bazen de hiçbir işlem yapmamak en doğru seçenek olabiliyor.

    Dolgu korkusu nasıl aşılabilir?

    Bence bunun yolu hastayı işlem yapmaya ikna etmek değil. Öncelikle hastanın korkusunun nedenini anlamak gerekiyor.

    Eğer korkunuz doğal görünmemekse, hekiminizle beklentinizi açıkça konuşun.

    Eğer fazla ürün kullanılmasından endişe ediyorsanız, tedavi planını ve kullanılacak ürün miktarını sorun.

    Komplikasyonlardan korkuyorsanız, hekiminizin yaklaşımını öğrenin. Bu komplikasyonlar karşısında nasıl bir yol izlediğini sorun. Ve en önemlisi, “Bana ne yapılacak?” kadar “Neden yapılacak?” sorusunun da cevabını isteyin.

    Dolguda benim için en önemli şey: Doğallık

    Dolgu uygulamasında benim yaklaşımım, hastanın yüzünü değiştirmek değil. Yüzün yaşla birlikte kaybettiği bazı hacim ve yapısal destekleri, gerektiği kadar ve doğru noktalarda desteklemek.

    Bazen küçük bir dokunuş yeterli olabilir. Bazen dolgu yerine farklı bir tedavi daha doğru olabilir. Bazen ise birkaç yöntemin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.

    Çünkü estetik dermatolojide benim için başarılı sonuç, işlem yapıldığı belli olan bir yüz değildir. Daha dinlenmiş, daha dengeli ve hâlâ size ait görünen bir yüzdür.

    Belki de dolgu uygulamaları konusunda bu kadar korkmamamız gereken nokta tam olarak burasıdır. Amaç yüzü doldurmak değil, yüzü doğru değerlendirmektir.